• Ali  Aytekin
    Ali Aytekin

    Aliaytekin@futbol1903.com

    23 Kas 2015 22:17 1221 Okunma

Yıl 2005, o zamanın Alman milli takım teknik direktörü Klinsmann, Almanyanın sorununu belirli bir sistemin ve buna bağlı olan oyuncu topluluğunun olmayışı şeklinde açıklıyordu. Ayrıca rakip kaleye gitmekte gerektiğinden fazla zaman harcadıklarından yakınan Klinsmann’ın Almanyası 2005te başlattığı değişimden sonra dünya futboluna damga vurdu ve o günden günümüze kadar katıldığı turnuvalarda 3 yarı final, 1 final ve 1 tane de dünya kupasını müzesine götürdü. Günümüz Almanyası rakip kaleye ortalama 2.5 saniyede gitme başarısı ile de bu alanda rakipsiz konumda.

Yıl 2012, ekonomik olarak çok zor durumda bulunan, yıldızlarını bir bir kaybetmiş olan Beşiktaşta tıpkı Almanya örneğinde olduğu gibi bir değişime gidildi ve bunun adı ‘FEDA’ olarak koyuldu. Çoğu insan FEDA dönemini bir tek sezondan ibaret sanır, fakat görünenin aksine FEDA tek sezon değil 2 sezondur ki Beşiktaşın gerçek anlamda FEDA dönemini bitirmesi Bilic’in ikinci senesini bulmuştur. Bugünkü Beşiktaşın temel taşları bu geride kalan iki sezonda atılmaya başlanmıştır. Tıpkı Alman milli takımında olduğu gibi Beşiktaş cephesi de önce sistemini, kurgusunu daha sonrada oyuncu topluluğunu değiştirerek yeni bir oluşuma ayak basmış oldu. Samet Aybaba döneminde alınan Oğuzhan, Olcay, Ersan Gülüm ile birlikte Bilic’in ilk döneminde alınan Gökhan Töre, Atiba, Tolga Zengin bugünkü Beşiktaşın adeta omurgasını oluşturdu. 2 sene önce temeli atılan bu takım bugün göstermiş olduğu performans ile bir anlamda taraftara ‘FEDADAN SEFAYA’ geçişi gösteriyor.

İlk geldiğinden egoları tavan yapan, takımı için değil kendisi için oynayan, değil savunmaya yardıma gelmek orta sahanın diğer yarısına geçmeyen Q17 (namı değer Q7), Beşiktaşta geçirdiği ikinci dönemde bu tavırlarını bir kenara atmış gözüküyor ve iyi oynağında ligimizde ne kadar önemli bir yıldız haline geldiğini gözler önüne seriyor. Sergilediği oyunla takımı için vazgeçilmez bir oyuncu olduğunu dün bir kez daha herkese gösterdi Q17. Savunmaya yardıma gelişi, ileride takım arkadaşlarına pozisyon yaratışı onu maçın yıldızlarından biri yaptı.

Beşiktaş taraftarının maçlara verilmesini istemediği, geçmiş birçok maçta Beşiktaş aleyhine kararlar vererek şimşekleri üzerine çeken Hüseyin Göçek dün de vermiş olduğu penaltı kararıyla tartışma yarattı. Atiba ya müdahale olmasına rağmen penaltı kararı açıkçası ağır bir karar oldu. Ancak öyle bir oyun oynandı ki penaltı kararı maçın kaderini değiştirdi desek yalan söylemiş oluruz. 7 8 tane yüzde yüzlük pozisyona giren Kara Kartallar bunların sadece 2 3 ünü daha gole çevirmiş olsaydı, hakemin kararını bir kişi bile konuşuyor olmazdı. Eğer penaltı kararı verilmeseydi de Beşiktaş rahatlıkla golü atacak pozisyonları üretmeye devam ederdi.

YORUMLAR