• Ali  Aytekin
    Ali Aytekin

    Aliaytekin@futbol1903.com

    15 Şub 2016 21:38 1486 Okunma

Dün akşam Rhodolfo’nun olmayışı, Marcelo’nun da kırmızı kart cezalı oluşu Necip’in mecburen stoper bölgesine geçmesine sebep oldu. Başakşehir takımının Beşiktaş stoperlerine karşı yapmış olduğu baskıyla oyuna top sokmakta, ilk pasları yapmakta zorlandı Kara Kartallar. Özellikle Necip’in sol iç Alexis’in sağ iç stoper oynadığı dönemde Atiba ile stoperler arasında bir kopukluk meydana geldi. Şenol hocanın Necip ile Alexis’in yerlerini değiştirdiği esnada EdinVisca Mehmet Batdal’ın asistiyle daha hızlı olduğu Necip’i geçip topu ağlarla buluşturdu. Golden sonra Oğuzhan’ın stoperlere daha yakın oynayıp top almasıyla Beşiktaş ritmini buldu ve ilk yarının son 15 dakikasında neredeyse tek kale oynayıp Gomez ile 4 tane net pozisyon buldu. Alman panzeri gününde olsaydı ilk yarıyı geriden gelip önde kapatmak işten bile değildi Beşiktaş için.

İkinci yarının başında stoper sorunsalı bir kez daha boy gösterdi ve duran topta yapılan adam paylaşma konusunda ki kararsızlık Mahmut ile Başakşehir’in skoru 2-0 ‘a getirmesine sebep oldu. Golden sonra Beşiktaş’ın oyundan düşmesiyle herkes skorun bu sonuçla biteceğine beklerken önce Emre’nin oyundan çıkması Başakşehir’in kompakt oyununa büyük bir darbe vurdu ve ardından sahada sadece forması gözüken Gökhan Töre’nin çıkıp Quaresma’nın girmesiyle oyunun rengi birden değişiverdi. Sağ ve sol kanatta Başakşehir beklerini sıkıntıya düşüren Quaresma sayesinde önce Cenk Tosun Q17’den gelen ortayı şık bir kafa vuruşuyla tamamlayıp skoru 2-1’e getirdi, daha sonra yine Q17’nin sayesinde kazanılan frikikte Sosa’nın ortasına iyi yükselen Atiba skoru dengeledi ve müsabaka 2-2 oldu. Beşiktaş’ın son 10 dakika biraz da şansı yanında olsaydı efsane bir geri dönüş yapması işten bile değildi. Tabi bu geri dönüşte Q17’nin katkısı yadsınamaz bir gerçeklik. Diğer yandan maçın başından bu yana Gökhan Töre’nin etkisiz performansına rağmen sol kanadı çok iyi kullanan ve atakları şekillendiren İsmail’i de unutmamak lazım.

Beşiktaş sonuç olarak belki istediğini alamadı fakat 2-0 geriden gelerek, geriye de düşse oyunu hiçbir zaman bırakmadığını bir kez daha göstermiş oldu. Üstelik ligin en iyi, en akıllıca defans yapan takımı karşısında ilk yarı ve ikinci yarıda bu kadar pozisyona girmiş olması da Beşiktaş’ın oyun karakteri hakkında bize bilgiler sunuyor adeta.

Hakemlerin yapmış oldukları hatalarda art niyetli olduklarını düşünmüyorum ve bu konular hakkında yorum yapmanın hem hakemler hem de takımlar açısından yersiz olduğuna inanıyorum. Ancak şunu söyleyebilirim ki Ali Palabıyık bu kategoriye kesinlikle girmiyor. Dün akşam MehmetBatdal’ın ikinci sarıdan atılmaması için ancak Ali Palabıyık kadar basiretsiz olunması gerekir, oyundan atamadığı Mehmet’i Abdullah Avcı’nın devre arasında çıkarması da bir o kadar trajikomik bir durum. (!)

YORUMLAR