• Emre Yıldırım
    Emre Yıldırım

    emreyil1903@gmail.com

    18 Şub 2016 07:56 3286 Okunma

2003-2004 sezonu. Beşiktaş ilk yarıyı namağlup şekilde 11 puan önde kapatır. Birçok kişinin gözünde şampiyon bellidir artık. Ancak lig tv çalışanları ligin tadı tuzu kalmadı ya işsiz mi kalalım biz Beşiktaş alıp götürüyor gibi yorumlar yapmaktadır. Devre arası Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım şampiyon olacağız açıklaması yapmıştır, Bu arada bu dönemde de Fenerbahçe üçüncü yıldız alacaktır şampiyon olursa ve ilginç bir şekilde üç yıldızlı formalar devre arası sipariş edilir. İkinci yarının ilk maçı Samsunspor Beşiktaş arasında oynanacaktır. Maçın hakemi Cem Papila maçın başında vermediği fauller ve kartlarla Beşiktaşlı oyuncuları zıvanadan çıkarır. Bu dakikalarda Samsunspor golü gelince de maç iyice gerilir. Ve Beşiktaş mücadeleyi tam altı kırmızı kartla hükmen mağlup tamamlar. Ancak ertesi hafta Beşiktaş yine maçı kazanınca yan hakemler devreye sokulmaya başlanır, kimdir bu yan hakemler başka yan hakem yok gibi sürekli aynı kişiler atanır, Koray Gençerler, Serkan Gençerler, Ekrem Kan. Beşiktaş sezonu 3. Bitirir.

2015-16 Sezonu Beşiktaş ilk yarıyı lider kapatır. Taraflı tarafsız herkesin konuştuğu şey Beşiktaş’ın rakiplerine göre çok daha iyi futbol oynadığı ve rahat bir şampiyonluk alması beklendiğidir. Devre arası Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım yine açıklama yapar ben 70 milyon Euro para harcadım şu hakemler maçlarıma atansın, ve aynı dönem Fenerbahçe teknik direktörü Vitor Perreira bize penaltı verilirse pasta keseceğim açıklaması yapmıştır. Bu arada atama heyetinin başında ise şu an hakemliği sürekli sorgulanan, gözünün önündeki harekete ikinci sarı karı veremeyen, yardımcı hakeminin kafasına altı dikiş attırıp derbi yöneten, Beşiktaş maçlarında kırmızı kartı hiç eksik olmayan Bünyamin Gezer var. Ligin İkinci yarısı başlar. Fenerbahçe 4 haftada 5 penaltı kazanır.Meteorolojinin bütün uyarılarına rağmen önlem alınmayan Beşiktaş maçı ertelenir, Ertesi hafta yine meteorolijinin bütün uyarılarına rağmen önlem alınmayarak maç tekrar ertelenir. Bu arada medyada herkes Beşiktaş’ın psikolojik baskı altına gireceğini konuşur. Ancak sonraki hafta Beşiktaş maçını net bir skorla kazanır, Fenerbahçe ise farklı bir mağlubiyet alır. Ardından Beşiktaş kupa maçı oynar. Hakem bir sezon önce Beşiktaş Gaziantep maçını katleden Tolga Özkalfa’dır. Maç başlar. İlk yarıda Beşiktaş’lı Sosa sürekli tekme yer. Rakip oyunculara çıkarılmayan kart hava topu mücadelesinde anlamsız şekilde Sosa’ya çıkar, ve yine mücadelenin hakemi aynı pozisyon içindeki iki penaltıyı da görmez. Ve yine ofsayt olduğu aydan görülen pozisyonda Beşiktaş’ın biraz yumuşak karnı gösterilen savunma bölgesinde stoper Marcelo kırmızı kart görür. Yan hakem kim ? Çok yabancı bir isim değil, Serkan Gençerler. Ardından Beşiktaş zorlu Başakşehir deplasmanına gider, Hakem Ali Palabıyık, yan hakem Koray Gençerler. Yani kulüpten yapılan açıklamada boşu boşuna” Gençerler soyadının mesleki sicili malumumuzdur dememiştir” Beşiktaş yönetimi. Ali Palabıyık’ın daha kronometre 01:28’i gösterirken verdiği faulle kestiği avantajı görünce hakemi iyi izleyin dedim evdekilere. Keşke yanıltsaydı beni. Ancak sevgili hakem Mehmet Batdal’ın pozisyonuna verdiği sarı kartı kopyası bir pozisyonda ikinci sarı kartla cezalandıramadı. Adam atıldığına o kadar inanmış ki bakmadan terketti sahayı, arkadaşları geri aldılar oyuna(!), Hocası da ikinci yarı çıkardı. Ardından ilk yarının sonunda topu bırakıp Oğuzhan’ın ayağına giren Mahmut Tekdemir’i görünce ilk yarıyı bitirip sorumluluk almayayım canım ne gerek var şimdi diyerek kırmızı kart vermek yerine maçı bitirmeyi tercih etti. Doka’nın sarı kartı varken yaptıklarını saymıyorum bile. Bu arada maç boyunca vakit geçiren Başakşehir’li oyunculara ve kaleciye uyarıda bulunmaya bile tenezzül etmedi hakem. Ardından bugün oynanacak Mersin maçına da atanan hakem Barış Şimşek yine Beşiktaş maçlarını katletmeyi alışkanlık haline getirmiş bir hakem. Yine bu maçın hakeminin değiştirilmesi de manidar bir durum. Tabii bunları anlayan Beşiktaş yönetimi ve teknik ekibi dile getirmeye başlayınca medya oklarını Şenol Güneş ve Beşiktaş yönetimi üzerine çevirdi. Hep hakem konuşuluyor, ne gerek var demeye başladılar. Oynanan oyunların anlaşılması işlerine gelmedi çünkü. Ne yaparlarsa yapsınlar, Beşiktaş’lılar şu an herşeyin farkında. Beşiktaş maçlarını aynı istek ve arzuyla oynasın her maçını kazanabilecek güçtedir. Başakşehir maçı istediklerini yaptırmayacağımızın bir göstergesidir. Her şeye rağmen mücadelemizden vazgeçmemeliyiz. Özellikle teknik direktörümüze hakarete varan söylemler, yakıştırmalar var medyada. Bu oyunlara gelip hocamıza düşman olmamalıyız, destek olmalıyız. Beşiktaş’ın hakkını savunan her mecraa desteklenmeli, Ve hocaya ve yönetime karşı bir ton laf söyleyip diğer kurumlara sessiz kalan sözde Beşiktaş’lı yazarlara dikkat etmeliyiz. Camia olarak kenetlenirsek bunun da üstesinden geliriz. Bu oyunu bir kere oynadılar bir kere daha oynayamayacaklar.

DİPNOT: Geçen gün oynanan Fenerbahçe maçında Beşiktaş’a edilen küfürlere ben de üzüldüm tabii ki ancak küfürlerin sansürlenmemesi de acaip biraz. Sanki duyulması isteniyor gibi. Sevgili Beşiktaş taraftarı bugün oynanacak maçta karşılık verip cezalı duruma düşmemize hiç gerek yok. 2004-2005 sezonunda Rıza Hoca’ya açılan pankarta oynadığımız futbolla karşılık verdiğimizi biliyorsunuz, Kadıköyde’ki mücadelede aynı şeklide karşılık vereceğimize inancımız tam.

Emre Yıldırım

YORUMLAR