• Okan Yılmaz
    Okan Yılmaz

    okanyilmazzzz@gmail.com

    15 Mar 2015 22:55 696 Okunma

Zor bir maç olmayacağı açıktı. Çünkü karşımızda bu ligin en kötü futbol oynayan, en formsuz takımlarından biri vardı. Başında da Mehmet Özdilek. Futbolculuğu kadar iyi olmayan teknik direktörlüğüyle Mehmet Özdilek´e karşı şansımızın tutması bir yana, onun özellikle büyük takımlara karşı oynarken en başından beraberliğe razı oyun anlayışı bizim için büyük avantajdı.

Ligin ikinci yarısında giderek düşen form grafiğimiz artık şampiyonluk için oldukça yetersiz bir seviyeye gerilemişti. Bugün tabiri caizse dirildik. Özellikle ilk yarıda çok güzel oynadık. Diğer tüm başkent maçlarımızda olduğu gibi maça iyi başladık. Daha 10. dakikada Mustafa Pektemek´le golü bulduk fakat ofsayta yakalanmaktan kurtulamadık. 13. dakikada yine Mustafa Pektemek´le net sayılabilecek bir gol pozisyonundan yararlanamadık. Gökhan Töre bu dakikalarda çok çalışsa, iyi işler yapsa da somut bir hamlede bulunamadı, ta ki 25. dakikaya kadar. Bu kadar iyi oynayan, iyi mücadele eden bir oyuncunun mutlaka gol bulması gerekiyordu ki çok gecikmeden gol de geldi. Şans faktörü bu golde çok etkili olsa da denemenin önemini bu pozisyonda net olarak gördük. Zira SAİ Kayseri Erciyesspor bu dakikaya kadar şutu dahi bulunmuyordu. Ofsayta düşmekten şut çekmeye vakitleri de kalmadı zaten. Aradan fazla geçmeden, 34. dakikada, penaltı kazandık. Penaltıların değişmez ismi Demba Ba, yine kusursuz bir penaltı vuruşuyla farkı ikiye taşıdı. Top ile kaleciye farklı köşelere yollayan Ba, bu sezon ligdeki 15. golünü kaydetti ve gol krallığındaki iddiasını sürdürdü. Tam devre bitti diyorduk ki yine Olcay çıktı sahneye. Yine diyorum çünkü penaltıyı zorla alan isimdi Olcay. Demba Ba´nın harika pasına harika bir vuruş yaparak muhteşem bir gole imza attı. Bu golde farkın 3´e çıkmasından ziyade Ba´nın harika pasının ziyan olmamasına, böylesine güzel olan pasın aynı güzellikte yapılan bir vuruşla taçlandırılmasına sevindim.

İkinci devre Beşiktaş´ımız, beklediğim gibi kontrollü başladı. Bu biraz da Club Brugge maçını düşünmeye başlamaktan kaynaklandı sanıyorum. Her neyse bunların bir önemi yok, çünkü bu dakikalarda bu sezonun en güzel golü atıldı. 48. dakikada SAİ Kayseri Erciyesspor´un yıldız oyuncusu Royston Drenthe yaklaşık 30 metreden harika vurdu. O nasıl bir vuruş, o nasıl bir falso hala onu düşünüyorum. Rakip adına bu kadar kötü bir oyun, bu kadar ruhsuz mücadeleyi bir nebze de olsa gizledi bu muhteşem gol. Bu golden sonra oyuna ağırlığını koymaya başlayan SAİ Kayseri Erciyesspor, 70. dakikada Edinho ile direğe takıldı.

Maç başından beri zorlayan, savaşan Pektemek sonunda golü buldu. Bu gole de ayrıca sevindim. Tam 155 gündür gol orucu tutan Pektemek, şeytanın bacağını kırdı ve farkı yeniden 3´e taşıdı. Bu golden çok değil, iki dakika sonra da Ramon Motta´yla farkı 4´e çıkardık. Böylece Kasım 2012´den bu yana ilk kez 5 gol atmış olduk. Bu arada yeri gelmişken en son 5 golü de yine Mehmet Özdilek yönetimindeki Antalyaspor´a attığımızı hatırlatayım.

Bu maçta sevinecek çok şey var: Gökhan Töre´nin her zaman ki muhteşem oyununu bu maçta da sürdürmesi, son haftalarda formsuz olan Demba Ba´nın her zamanki gibi kusursuz penaltısını atarak moral bulması, tam 155 gün sonra gol atan Mustafa Pektemek´in görülesi sevinci, bu sezon bir maçta 4 gol bile bulamazken yaklaşık 2 buçuk yıl sonra gelen 5 gollü galibiyet, son haftalardaki puan kayıplarına ve kötü oyuna son vermek, derbi öncesi sakat vermemek, sarı kart sınırındaki 6 futbolcumuzun hiçbirinin sarı kart görmemesi, derbi ve Club Brugge maçı öncesi kazanılan büyük moral, gerçek Beşiktaş ruhunun haftalar sonra da olsa hatırlamamız ve tabi ki LİDERLİK... Belki sayılacak daha çok şey vardır bile ama şu an aklıma gelenler bunlar. Bu maçta 5 attık ama 3 puandan çok daha fazla şey kazandık. Tebrikler çocuklar!

YORUMLAR